Anal Kese Adenokarsinomu
Anal kese adenokarsinomu, diğer adıyla apokrin bez anal kese adenokarsinomu (AGASACA), anal keselerde bulunan apokrin bezlerden köken alan malign bir neoplazidir. Lokal invazyon ve metastaz potansiyeli nedeniyle köpek ve kedilerde anal bölgenin klinik açıdan önemli tümörlerinden biridir.
UZMAN YORUMU


Etiyoloji
Anal keseler, internal anal sfinkteri oluşturan düz kas tabakası ile eksternal anal sfinkteri oluşturan çizgili kas tabakası arasında yer alır. Anal keselerin iç yüzeyi çok katlı yassı epitel ile döşelidir. Bu yapıların çevresinde hem köpeklerde hem de kedilerde apokrin bezler bulunurken, kedilerde ayrıca sebase bezler de yer alır.
Anal kese adenokarsinomu, anal keselerin çevresinde bulunan apokrin bezlerden köken alır. Tümör gelişimine neden olan mekanizmalar günümüzde tam olarak aydınlatılmış değildir. Bazı köpek ırklarında daha sık görülmesi, hastalığın gelişiminde genetik yatkınlığın rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte AGASACA herhangi bir köpek veya kedide gelişebilir.
Patofizyoloji
Anal kese adenokarsinomları genellikle lokal olarak agresif davranış gösteren ve yüksek metastaz potansiyeline sahip tümörlerdir. Metastatik yayılım çoğunlukla ilk olarak bölgesel lenf düğümlerine gerçekleşir. Özellikle sakral, medial iliak ve internal iliak lenf düğümleri metastaz açısından önem taşır.
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde tümör hücreleri daha uzak organlara da yayılabilir. Karaciğer, akciğerler ve dalak, uzak metastazların görülebileceği başlıca bölgeler arasındadır.
Bu nedenle AGASACA tanısı alan hastalarda yalnızca primer tümörün değerlendirilmesi yeterli değildir. Bölgesel lenf düğümleri ve uzak organların sistematik olarak incelenmesi, hastalığın doğru şekilde evrelendirilmesi ve tedavi planının oluşturulması açısından büyük önem taşır.
AGASACA'lı hastalarda görülebilen önemli paraneoplastik bulgulardan biri hiperkalsemidir. Hiperkalsemi çoğunlukla tümör hücreleri tarafından paratiroid hormon ilişkili protein (PTHrP) üretilmesi sonucunda gelişir.
Serum kalsiyum düzeyinin yükselmesi, böbreklerin antidiüretik hormona verdiği yanıtı azaltarak idrarı konsantre etme yeteneğinin bozulmasına neden olabilir. Hiperkalseminin ilerlemesiyle birlikte belirgin vazokonstriksiyon gelişebilir. Bunun sonucunda renal kan akımı ve glomerüler filtrasyon hızı azalabilir.
Bu mekanizmalar nedeniyle, özellikle belirgin hiperkalsemisi bulunan AGASACA hastalarında böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi ve serum kalsiyum düzeylerinin düzenli olarak değerlendirilmesi klinik yönetimin önemli bir parçasıdır.
İletişim
Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Copyright 2026 © veterinerklinikonkoloji.com
Hizmetlerimiz
Adenom veya Adenokarsinom Atipik Lipomatöz Tümörler Benign Tümörler
Karsinom
Melanom
Nöroendokrin Tümörler Yuvarlak Hücreli Tümörler Sarkom


